Atilla Yayla adlı kişi Gazi Üniversitesi'nde profesör. Aynı zamanda Liberal Düşünce Topluluğu Derneği diye bir dernek kurmuş ve buranın başkanı olmuş. Bir süre önce katıldığı televizyon programında rastlamıştım. Sevgili Ataol Behramoğlu'yla, Prof. Dr. Necla Arat'la, edep sınırlarını aşan bir biçimde atışıyordu. O gün notumu verdim "bu adam"a. "Bu adam" en son İzmir'de, iktidar partisinin gençlik kollarının düzenlediği bir panelde göründü. Karakterini ortaya koyan sözler etti: "Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder. İleride artık bizlere neden her yerde bu adamın (Atatürk) heykelleri, fotografları var diye soracaklar." diye laflar söyledi. "Bu adam" neresiyle eğitim görmüş, neresiyle okumuş, şaşıp kalıyor insan. İfade özgürlüğü meraklıları yakında bu lafların önünde de biad ederler, bu hakareti, kin safralarını da düşünce diye yutturmaya çalışırlar, "bu adam"da da boncuk ararlar. İktidar partisi de gene yanlış anlaşıldığını, kendilerinin değil söyleyenin düşünceleri olduğunu açıklayabilir. (Ne hikmetse, bu rastlantılar hep aynı yerlerde gerçekleşiyor. Televizyonlar koşmacı diye bula bula "bu adam"ları buluyorlar.)
Anmaya bile değmez ama şu iki tümcede de düşünce adına bir kırıntı bile bulma olanağı var mı? Olsa olsa zavallığın, acizliğin pervasızca dışavurumu? Başka bir şey değil. Dünya üzerinde emperyalizme karşı utkuyla sonuçlanmış ilk bağımsızlık savaşını yaratan, insanını kulluktan kurtarıp yurttaş kılan, yurttaşlarını daha nice güzelliklere layık görüp, bu erdem pırıltılarını, yüksek bilinci en kısa zamanda büyük bir çalışmayla ve emekle ulusuna ulaştıran ulu hareket ilerleme değil gerileme anlamına gelecek, öyle mi? Buna aklı başında, namuslu kim inanır? Kim ikna olur? Ama saldırganları bu kadar hırçınlaştıran da bu gerçekler değil midir?
Türk ulusunun sevgi ve saygısını her an yenileyip, büyüttüğü büyük önder Mustafa Kemal Atatürk için "bu adam" demek nasıl bir ruh halinin sonucudur? Türk ulusu bir kasabada, bir köyde bile gün oluyor, Atatürk'ün heykelini, büstünü yaptırıyor. Yalnızca yüreklerindeki eşsiz yerde sürekli yaşattıkları için. Sevgisi hep canlı olduğu için... Gönüllerindeki bağlılık yaşadıkları şehirlerin en güzel yerlerinde somutlaşsın istediklerinden kuruyorlar Atatürk heykellerini, büstlerini. Kimileri bunun zorlamayla olduğunu mu sanıyor? (Yaşamları zorlamadan ibaret olanların bu gerçeği anlamalı da beklenemez.) Şimdi bunu da mı düşünce sayacağız? Bu hakareti, saygısızlığı sıradan saymak, buna karşı sessiz kalmak olanaksızdır! Dünyada diğer bazı halklar önderlerinin kuramlarının ve heykellerinin yıkılışına seyirci kaldılar. Ama hala anlamayan kalın kafalı "bu adam"lar iyi anlasınlar ki, ne Türk ulusu o toplumlara benzer, ne de Atatürk o önderlere benzer! Bu türden saldırılara bakmayın. Türkiye'de Atatürk anıtlarına da, Kemalizme de dil uzatacakları, hiç bir başka güce gerek kalmadan, en başta Türk ulusu tükrüğüyle boğar. Görülüyor işte; televizyonları, gazeteleri, internetleri, okulları, şura'ları, copları, tarikatları, aşiretleri, bombaları, mayınları, ABD'leri, AB'leri yirmi dört saat Kemalizme saldırı için çalışırken bütün yapabildikleri bu kadardır! Bütün güçleri budur. Daha fazla değil!
Biz aydınlanmacılar her an daha bilinçleniyoruz, çoğalıyoruz. Anket sonuçlarında bile gizleyemiyorlar. Açıkladıkları oranlardan da çok sayıdayız. "Bu adam"lar biliyorlar. Korkuları, telaşları bundandır.
Nasılsa mensubu olduğu Gazi Üniversitesi "bu adam"ı yerinde tutacak mı? Atilla Yayla adlı adam Üniversite'den hemen kovulmalıdır! Atatürk'e ve Cumhuriyet'e hakaret edenler ulusun ekmeğini yiyemezler, gençlerimize eğitim veremezler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder