Sevgili Uğur Mumcu'yu yitireli on dört yıl olmuş, oysa acısı bugün gibi...
Mumcu'ların yokluğunun açtığı boşluğun, eksikliğin, yaranın ne kadar derin, ne kadar büyük olduğunu bilenler biliyor, anlayanlar anlıyor.
Meğer O kalpaksız Kuva-i Milliyecinin, güzellik, namusluluk anıtı insanın kalemi ne kadar kalıcı, sesi ne kadar gürmüş. Uğurlayışımızdan sonrası koca bir suskunluk...
Emperyalizmin amacını çözümlemek hiç zor değil. Bunun için dürüstlük, ulus sevgisi yeterli. Mumcu'lar Kemalizmin ve toplumcu yurtseverliğin günümüzdeki önderleriydiler. Sonsuza kadar önderlerimiz olacaklardır. Onları katletmekle Kemalizmin kalelerini yıkabileceklerini, gelecek kuşakların unutmasını sağlayabileceklerini sandılar. Başaramadılar, başaramayacaklar.
1 yorum:
Değerli Arkadaşım
İnsan kendini söyleme döktüğü zaman kurumsal edebiyattan sıyrılıp, özgür bir birey olma hüviyeti kazanır bilincindeyim. Böyle düşünüyorum. Yaşadığımız ülkenin gerçeklerini belli bir perspektiften yürek cesaretiyle kaleme almış büyük bir düşünürden söz ediyoruz. Uğur Mumcu totaliter rejimlerin bağnazlığını yazarken katledilmiştir. Onun kafasındaki düşünceler Mustafa Kemalin ülkemiz adına düşündüklerinden farklılıklar taşımaması, benim gözümde onu bir halk devrimcisi yapmıştır. Devrimler sürekli değişimleri zorlamakla olmazdı elbet, onu korumakla da müktedir olmalıydı. Uğur abi senelerce kalemiyle Bunu yapmıştır. Kurtuluş parkından yürürken gökten yağan karanfiller sadece o aslanın tabutuna değil, bizimde başımıza yağıyordu. Bunun bir anlamı vardı elbet ve biz o anlamı yazılarımız ve düşüncelerimizde ısıtıyoruz. Bunu gerek siyasal, gerek edebiyat alanında sergilediğimiz tutumla ifşa ediyoruz. Bu bağlamda okuduğum yazınızdan memnunluk duyduğumu ifade etmek isterim.
Sevgi ve Saygıyla
Yorum Gönder